Tamam, son dönemlerde teknoloji, sanat, eğlence alanlarında "en popüler" ne varsa bir şekilde bir Apple ürünü ve dolayısıyla Steve Jobs ile bir bağlantı kurduruyor. Bu da ister istemez hem Jobs hem de Apple hakkında sayısız makale, kitap, blog yazısı vb. doküman oluşturulmasına neden oluyor.
Ama bugün farkettiğim bir kitap (ki yeni de değilmiş, Amerika'da 11 Eylül 2009'da çıkmış) bana, yok artık dedirtti. Kitabın ismi şöyle: The Presentation Secrets of Steve Jobs: How to Be Insanely Great in Front of Any Audience ve yazarı Carmine Gallo isimli (bana göre fırsatçı) bir Businessweek.com yazarı.
Sunum yeteneği elbette öğrenilebilen ve geliştirilebilen birşey ama elinizde bir iPad ya da bir MacBook Air olmadan bu sunumları böyle etkileyici yapabilir misiniz acaba? Bence Jobs'un asıl başarısı, onu bu sahneye taşıyan inovasyona dayalı şirket kültürü ve ürün geliştirme/pazarlama stratejilerinde yatıyor. Bunları sağladıktan sonra böyle sunum yapmak zaten işin en kolay kısmı.
Sonuç olarak Jobs'un etinden ve sütünden faydalandık, geriye bir sunum yeteneği kaldı ve onu da kapacağız diyorsanız sizi aşağıdaki linke davet ediyorum. Ama bir mucize de beklemeyin derim :-)
My online archive of all the stuff I write or find about technology, innovation, leadership, entertainment, business and anything matters... Stay tuned!
Showing posts with label Steve Jobs. Show all posts
Showing posts with label Steve Jobs. Show all posts
Thursday, July 14, 2011
Wednesday, December 22, 2010
The Innovation Secrets of Steve Jobs
“The Innovation Secrets of Steve Jobs” isimli kitabından yapılan bu alıntıda, yazar Carmine Gallo, Jobs’ın Nike CEO’su Mark Parker’a söylediklerini aktarıyor ve Apple’ın odaklanmış sadelik stratejisini gözler önüne seriyor.
Nisan 2010′da Fast Company dergisinin düzenlediği “Innovation Uncensored” adlı konferansta konuşan Nike Genel Müdürü Mark Parker göreve yeni başladığında Steve Jobs’la arasında geçen bir konuşmayı anlattı. Jobs’a herhangi bir tavsiyesi olup olmadığını sorduğunda “Nike dünyanın en iyi ürünlerinden bazılarını yapıyor, olağanüstü güzellikte, çarpıcı ürünler. ancak çok miktarda kötü ürün de yapıyorsunuz. Kötü ürünlerden kurtulup iyilere odaklanın.” cevabını almış.
Parker, “Kısa bir sessizlikten sonra gülmesini bekledim, kısa bir sessizlik gerçekten oldu ama kimse gülmüyordu. Kesinlikle haklıydı. Düzenlemeler yapmak zorundaydık.” sözleriyle konuşmayı anlatmaya devam etti.
Parker düzenleme kelimesini tasarımlar için değil iş kararları için kullanıyordu. Odaklanma iyi tasarımlara yol açtığı gibi iyi iş kararlarına da yol açar. Tim Cook iktisat okullarında geleneksel olarak öğretilen yönetim felsefesinin ürün yelpazesini genişleterek riskleri azaltmayı tavsiye ettiğini ancak az sayıda ürüne bütün kaynaklarını adayıp o ürünleri mümkün olan en iyi şekilde üretmeyi tercih eden Apple’ın, anti-iktisat okulu felsefesini temsil ettiğini söylüyor.
Steve Jobs da 2008’de Fortune Magazine’e verdiği bir röportajda “Apple’dan başka 30′dan az ana ürünü olan ve 30 milyar dolardan daha değerli olan başka firma var mı bilmiyorum” demişti.
Jobs; “Geçmişteki büyük tüketici elektroniği firmaları binlerce ürüne sahipti. Biz daha fazla odaklanmaya eğilimliyiz. İnsanlar odaklanmanın ilgilendiğiniz türde ürünlere “evet” demek olduğunu düşünüyorlar. Ancak bize göre odaklanma bunun tam tersi, odaklanma karşınıza çıkan yüzlerce iyi fikre “hayır” diyebilmek. Seçimlerinizi çok dikkatli yapmalısınız. Yapmış olduğumuz şeyler kadar yapmadığımız şeyler için de gurur duyuyorum. Bunun en net örneği yıllarca bir PDA üretmek için piyasa baskısı hissetmemiz. Ancak PDA kullanan insanların %90′ının bu araçları sadece yolda bilgi edinmek için kullandığını fark ettik. Kullanıcılar PDA’larine bilgi yüklemiyorlardı. Kısa süre sonra cep telefonlarının da bu amaçla kullanılabileceğini, bu yüzden de PDA pazarı şimdiki boyutunun küçük bir yüzdesine kadar küçülerek devam ettirilebilir olma özelliğini yitireceğini öngördük. Bu yüzden PDA pazarına girmemeye karar verdik. Bunu yapmasaydık iPod’u geliştirmek için kullandığımız kaynaklara sahip olmayacaktık.
Apple’ın erken döneminde baş yatırımcı Mike Markkula, Apple çalışanlarına gönderdiği mesajda pazarlama stratejilerini özetledi. Mesajda odaklanmanın öneminden bahseden yatırımcı “yapmaya karar verdiğimiz işleri iyi yapabilmek için diğer tüm önemsiz fırsatları görmezden gelmeliyiz, kalan fırsatlardan sadece iyi yapabilecek kaynaklara sahip olduklarımızı seçmeli ve bütün çabamızı o fırsatlar üzerinde yoğunlaştırmalıyız.”
Ürün tasarımı ve iş stratejisinde eksiltme genellikle katma değer yaratır. Matthew May bu durumu “İster bir üründen, ister bir performanstan, bir pazardan ya da organizasyondan bahsediyor olalım, ekleme alışkanlığımız, tutarsızlık, aşırı yükleme ya da israfa veya bunların üçüne birden yol açar” sözleriyle özetlerken, Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry de “Bir tasarımcı mükemmele ulaştığını ekleyecek hiçbir şey kalmadığında değil, çıkaracak hiçbir şey kalmadığında anlar” sözleriyle Apple’ın felsefesini yıllar öncesinden özetler gibi konuşmuş.
Peki her firma Apple’ın yöntemiyle inovasyon yapabilir mi? Cavap, hayır. Apple’ın yenilikçiliğinin arkasındaki prensipleri herkes öğrenebilir, ancak inovasyon cesaret ister, bu da herkesin sahip olmadığı bir özelliktir. Jobs’un 1998′de yaptığı gibi, bir firmanın ürün sayısını 350′den 10′a indirmek büyük bir cesaret örneği. Jobs’ın iPhone’da yaptığı gibi, Bir akıllı telefonun klavyesini ortadan kaldırıp kalan alanı daha büyük bir ekran olarak değerlendirmek cesaret ister. Apple’ın Snow Leopard’da yaptığı gibi, daha stabil ve güvenilir olması için bir işletim sisteminden kodları çıkarmak cesaret ister. Steve Jobs’ın sunumlarında sık sık yaptığı gibi, bir PowerPoint slaydından bir kelime dışındaki bütün kelimeleri silmek cesaret ister. Firma web sitesinin ana sayfasında sadece bir ürüne yer vermek cesaret ister. Bir yılda rakiplerin piyasaya bir ayda sürdüğünden daha az ürün sürmek cesaret ister. Adobe Flash’ın modern mobil çağa uygun olmadığını söylemek gibi, kullanıcılar tarafından iyi karşılanmayan davranışlarda bulunmak cesaret ister. Bir çocuğun kolaylıkla kullanacağı bir ürün yaratmak cesaret ister.
Çeviren: Emre ÇEVİKOL
Kaynak: http://www.fastcompany.com/
Nisan 2010′da Fast Company dergisinin düzenlediği “Innovation Uncensored” adlı konferansta konuşan Nike Genel Müdürü Mark Parker göreve yeni başladığında Steve Jobs’la arasında geçen bir konuşmayı anlattı. Jobs’a herhangi bir tavsiyesi olup olmadığını sorduğunda “Nike dünyanın en iyi ürünlerinden bazılarını yapıyor, olağanüstü güzellikte, çarpıcı ürünler. ancak çok miktarda kötü ürün de yapıyorsunuz. Kötü ürünlerden kurtulup iyilere odaklanın.” cevabını almış.
Parker, “Kısa bir sessizlikten sonra gülmesini bekledim, kısa bir sessizlik gerçekten oldu ama kimse gülmüyordu. Kesinlikle haklıydı. Düzenlemeler yapmak zorundaydık.” sözleriyle konuşmayı anlatmaya devam etti.
Parker düzenleme kelimesini tasarımlar için değil iş kararları için kullanıyordu. Odaklanma iyi tasarımlara yol açtığı gibi iyi iş kararlarına da yol açar. Tim Cook iktisat okullarında geleneksel olarak öğretilen yönetim felsefesinin ürün yelpazesini genişleterek riskleri azaltmayı tavsiye ettiğini ancak az sayıda ürüne bütün kaynaklarını adayıp o ürünleri mümkün olan en iyi şekilde üretmeyi tercih eden Apple’ın, anti-iktisat okulu felsefesini temsil ettiğini söylüyor.
Steve Jobs da 2008’de Fortune Magazine’e verdiği bir röportajda “Apple’dan başka 30′dan az ana ürünü olan ve 30 milyar dolardan daha değerli olan başka firma var mı bilmiyorum” demişti.
Jobs; “Geçmişteki büyük tüketici elektroniği firmaları binlerce ürüne sahipti. Biz daha fazla odaklanmaya eğilimliyiz. İnsanlar odaklanmanın ilgilendiğiniz türde ürünlere “evet” demek olduğunu düşünüyorlar. Ancak bize göre odaklanma bunun tam tersi, odaklanma karşınıza çıkan yüzlerce iyi fikre “hayır” diyebilmek. Seçimlerinizi çok dikkatli yapmalısınız. Yapmış olduğumuz şeyler kadar yapmadığımız şeyler için de gurur duyuyorum. Bunun en net örneği yıllarca bir PDA üretmek için piyasa baskısı hissetmemiz. Ancak PDA kullanan insanların %90′ının bu araçları sadece yolda bilgi edinmek için kullandığını fark ettik. Kullanıcılar PDA’larine bilgi yüklemiyorlardı. Kısa süre sonra cep telefonlarının da bu amaçla kullanılabileceğini, bu yüzden de PDA pazarı şimdiki boyutunun küçük bir yüzdesine kadar küçülerek devam ettirilebilir olma özelliğini yitireceğini öngördük. Bu yüzden PDA pazarına girmemeye karar verdik. Bunu yapmasaydık iPod’u geliştirmek için kullandığımız kaynaklara sahip olmayacaktık.
Apple’ın erken döneminde baş yatırımcı Mike Markkula, Apple çalışanlarına gönderdiği mesajda pazarlama stratejilerini özetledi. Mesajda odaklanmanın öneminden bahseden yatırımcı “yapmaya karar verdiğimiz işleri iyi yapabilmek için diğer tüm önemsiz fırsatları görmezden gelmeliyiz, kalan fırsatlardan sadece iyi yapabilecek kaynaklara sahip olduklarımızı seçmeli ve bütün çabamızı o fırsatlar üzerinde yoğunlaştırmalıyız.”
Ürün tasarımı ve iş stratejisinde eksiltme genellikle katma değer yaratır. Matthew May bu durumu “İster bir üründen, ister bir performanstan, bir pazardan ya da organizasyondan bahsediyor olalım, ekleme alışkanlığımız, tutarsızlık, aşırı yükleme ya da israfa veya bunların üçüne birden yol açar” sözleriyle özetlerken, Küçük Prens’in yazarı Antoine de Saint-Exupéry de “Bir tasarımcı mükemmele ulaştığını ekleyecek hiçbir şey kalmadığında değil, çıkaracak hiçbir şey kalmadığında anlar” sözleriyle Apple’ın felsefesini yıllar öncesinden özetler gibi konuşmuş.
Peki her firma Apple’ın yöntemiyle inovasyon yapabilir mi? Cavap, hayır. Apple’ın yenilikçiliğinin arkasındaki prensipleri herkes öğrenebilir, ancak inovasyon cesaret ister, bu da herkesin sahip olmadığı bir özelliktir. Jobs’un 1998′de yaptığı gibi, bir firmanın ürün sayısını 350′den 10′a indirmek büyük bir cesaret örneği. Jobs’ın iPhone’da yaptığı gibi, Bir akıllı telefonun klavyesini ortadan kaldırıp kalan alanı daha büyük bir ekran olarak değerlendirmek cesaret ister. Apple’ın Snow Leopard’da yaptığı gibi, daha stabil ve güvenilir olması için bir işletim sisteminden kodları çıkarmak cesaret ister. Steve Jobs’ın sunumlarında sık sık yaptığı gibi, bir PowerPoint slaydından bir kelime dışındaki bütün kelimeleri silmek cesaret ister. Firma web sitesinin ana sayfasında sadece bir ürüne yer vermek cesaret ister. Bir yılda rakiplerin piyasaya bir ayda sürdüğünden daha az ürün sürmek cesaret ister. Adobe Flash’ın modern mobil çağa uygun olmadığını söylemek gibi, kullanıcılar tarafından iyi karşılanmayan davranışlarda bulunmak cesaret ister. Bir çocuğun kolaylıkla kullanacağı bir ürün yaratmak cesaret ister.
Çeviren: Emre ÇEVİKOL
Kaynak: http://www.fastcompany.com/
Sunday, October 24, 2010
İnternette başarı için ne gerekli?
Sizlerle NTVMSNBC'de yayınlanmış, internet ortamında son yıllarda başarı kazanmış 12 şirketi ve bu şirketlerin yaratıcılarının baskın karakter özelliklerinin incelendiği bir yazıyı paylaşmak istiyorum.
Benim de kişisel olarak en çok ilgimi çeken üç şirketi aşağıda bulabilirsiniz:
KARARLILIK
Steve Jobs
Apple/NeXt/Pixar
'Kararlılık' sözcüğü için sözlükteki karşılığına bakarken yanında Steve Jobs'un ismi yazmıyorsa sözlükte bir hata olduğu düşünülebilir. Jobs 2005'te Stanford Üniversitesi'nde yaptığı ünlü konuşmasında genç mezunlara 'kararlılık' hakkında bolca öğüt vermişti. Jobs 1980'lerde kendi kurduğu şirketi Apple'dan nasıl kovulduğunu ve yaşadıklarını şu şekilde özetledi: "30 yaşındaydım ve kapı dışarı edilmiştim. Endişe, bir girişimcinin hayatında olmazsa olmaz hislerden biridir, fakat kurduğum şirketin tepesindeyken alaşağı edilip şirketi başkalarının elinde görmek gibisi yok."
Steve Jobs yaşadığı çaresizliği, 'iCon' adlı kitapta intihar planları yaptığını açıklayarak dile getimişti. Çoğu insanın vazgeçeceği noktada Jobs'un kararlılığı ortaya çıktı. O zamanlarda iki sıradan şirket olan Pixar ve Next'i çok yüksek noktalara taşıdı ve sonunda zor durumdaki Apple'ın başına geçerek şirketi zirveye oturttu. Jobs'un silikon vadisinde kalma konusundaki kararlığı başarısının 'açık formülü'.
YENİLİKÇİLİK
Sergey Brin ve Larry Page
Google
Google'ı kurucuları Sergey Brin ve Larry Page para peşinde koşan iki işadamı değildi. Sadece en iyi arama teknolojisini oluşturmaya çalışan iki 'hacker'dılar. Google'ı yapılandırırken bu işin nasıl sonuçlanacağına dair net bir fikirleri de yoktu. İçlerinde sadece yeni bir şey üretme isteği ve gerçekten üst düzey bir teknoloji açlığı vardı. 90'lara ağırlığını koyan Yahoo! ve Lycos gibi birçok arama motoru, Google'un bindiği treni kaçırdılar ve şimdi sadece uzaktan izlemekle yetiniyorlar. İkili, Google Adwords açılıncaya kadar yeterince para kazanamadı, fakat adanmışlıkları ve sabırlarıyla internet devriminde önemli rol sahibi oldular.
DENEYSELLİK
Mark Zuckerberg
Facebook
Başarılı girişimciler yarattıkları ürün başarılı olduktan sonra rahat koltuklarının, zaferin tadını çıkarmayı severler. Normal olarak başarıya ulaşmış bir üründe büyük değşikilikler yapmak grişimcileri genelde korkutur. Bu görüşün en büyük düşmanı Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’ten başkası olmasa gerek. Facebook dev bir sosyal iletişim ağı haline geldikten sonra bile Zuckerberg sitenin arayüzünde köklü değişiklikler yapmaktan hiç çekinmedi. Yaptığı hamlelerle tabuları yıkan Zuckerberg değişimle en başta eleştiriler alsa da şu anda işler oldukça iyi gidiyor gibi gözüküyor. Yapılan değşikilik sonrasında Facebook değerini ikiye katladı ve hala büyümeye devam ediyor.
Diğer karakter özellikleri ve başarı hikayeleri için NTVMSNBC'deki ana yazıdan devam edebilirsiniz:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25050558/
Bu listeye önümüzdeki yıllarda elbette daha bir çok şirket eklenecek ve girişimcileri yine farklı özellikleri ile ön plana çıkmaya devam edecek... Çok yaşa girişimcilik çağı!
Benim de kişisel olarak en çok ilgimi çeken üç şirketi aşağıda bulabilirsiniz:
KARARLILIK
Steve Jobs
Apple/NeXt/Pixar
'Kararlılık' sözcüğü için sözlükteki karşılığına bakarken yanında Steve Jobs'un ismi yazmıyorsa sözlükte bir hata olduğu düşünülebilir. Jobs 2005'te Stanford Üniversitesi'nde yaptığı ünlü konuşmasında genç mezunlara 'kararlılık' hakkında bolca öğüt vermişti. Jobs 1980'lerde kendi kurduğu şirketi Apple'dan nasıl kovulduğunu ve yaşadıklarını şu şekilde özetledi: "30 yaşındaydım ve kapı dışarı edilmiştim. Endişe, bir girişimcinin hayatında olmazsa olmaz hislerden biridir, fakat kurduğum şirketin tepesindeyken alaşağı edilip şirketi başkalarının elinde görmek gibisi yok."
Steve Jobs yaşadığı çaresizliği, 'iCon' adlı kitapta intihar planları yaptığını açıklayarak dile getimişti. Çoğu insanın vazgeçeceği noktada Jobs'un kararlılığı ortaya çıktı. O zamanlarda iki sıradan şirket olan Pixar ve Next'i çok yüksek noktalara taşıdı ve sonunda zor durumdaki Apple'ın başına geçerek şirketi zirveye oturttu. Jobs'un silikon vadisinde kalma konusundaki kararlığı başarısının 'açık formülü'.
YENİLİKÇİLİK
Sergey Brin ve Larry Page
Google'ı kurucuları Sergey Brin ve Larry Page para peşinde koşan iki işadamı değildi. Sadece en iyi arama teknolojisini oluşturmaya çalışan iki 'hacker'dılar. Google'ı yapılandırırken bu işin nasıl sonuçlanacağına dair net bir fikirleri de yoktu. İçlerinde sadece yeni bir şey üretme isteği ve gerçekten üst düzey bir teknoloji açlığı vardı. 90'lara ağırlığını koyan Yahoo! ve Lycos gibi birçok arama motoru, Google'un bindiği treni kaçırdılar ve şimdi sadece uzaktan izlemekle yetiniyorlar. İkili, Google Adwords açılıncaya kadar yeterince para kazanamadı, fakat adanmışlıkları ve sabırlarıyla internet devriminde önemli rol sahibi oldular.
DENEYSELLİK
Mark Zuckerberg
Başarılı girişimciler yarattıkları ürün başarılı olduktan sonra rahat koltuklarının, zaferin tadını çıkarmayı severler. Normal olarak başarıya ulaşmış bir üründe büyük değşikilikler yapmak grişimcileri genelde korkutur. Bu görüşün en büyük düşmanı Facebook kurucusu Mark Zuckerberg’ten başkası olmasa gerek. Facebook dev bir sosyal iletişim ağı haline geldikten sonra bile Zuckerberg sitenin arayüzünde köklü değişiklikler yapmaktan hiç çekinmedi. Yaptığı hamlelerle tabuları yıkan Zuckerberg değişimle en başta eleştiriler alsa da şu anda işler oldukça iyi gidiyor gibi gözüküyor. Yapılan değşikilik sonrasında Facebook değerini ikiye katladı ve hala büyümeye devam ediyor.
Diğer karakter özellikleri ve başarı hikayeleri için NTVMSNBC'deki ana yazıdan devam edebilirsiniz:
http://www.ntvmsnbc.com/id/25050558/
Bu listeye önümüzdeki yıllarda elbette daha bir çok şirket eklenecek ve girişimcileri yine farklı özellikleri ile ön plana çıkmaya devam edecek... Çok yaşa girişimcilik çağı!
Sunday, June 27, 2010
Subscribe to:
Posts (Atom)